EGE ÜNİVERSİTESİ

Ege Üniversitesi Kordon Kanı, Hücre-Doku Uygulama Araştırma Merkezi

Kordon Kanı Kök Hücrelerinin Diğer Kök Hücrelere Göre Avantajı Nelerdir?

Kordon Kanı Kök Hücrelerinin Diğer Kök Hücrelere Göre Avantajı Nelerdir?

 

Kordon Kanındaki kök hücreler bugün için elde edilebilecek en genç kök hücreleridir. Bunlar saklanmak için dondurulduklarında; yaşlanma ve yıpranma süreçleri de durdurulmuş olur. Kordon kanı kök hücrelerinin; kemik iliği ve dolaşan kandaki kök hücrelere göre bölünme ve çoğalma hızı daha fazladır. Kemik iliği nakli gereken durumlarda alıcı ile verici arasında tam bir doku (HLA) uyumu olması gerekir. Bebeğin ilerde kemik iliği nakli gerektirecek lösemi, lenfoma gibi bir hastalığa yakalanması durumunda kemik iliği uyumlu olan bir verici aramaya gerek kalmadan -bu tip hastaların %75’ine, uygun kemik iliği bulunamamaktadır- kendine ait sağlıklı kök hücreler (eğer saklanmışsa) tedavide kullanılabilinir. Kişinin kendi hücre ve dokuları ile uyum sorunu olmayacağından, bu çok önemli bir avantajdir. Kordon kanındaki kök hücrelerin bağışıklık cevapları henüz tam olarak gelişmediğinden kordon kanı kullanılan nakillerde uyum problemi ortadan kalkmaktadır. Bu özellik sayesinde, saklanan bu kan ihtiyaç halinde,18 yaşına kadar ailenin, 18 yaşından sonra kan sahibinin izni ile aile bireyleri veya kan sahibinin yakın akrabalarına da nakledebilinir. Ayrıca kordon kanından elde edilen kök hücrelerin sayısı da insan dolaşım kanı ve kemik iliğinden elde edilenlere göre daha fazladır. Ayrıca kemik iliği eldesi; kemik iliği alınacak kişiye çok ağrı veren ve zor bir işlemdir. Konuyla ilgili yapılmış pekçok araştırma sonucuna göre; göbek kordonu kanı kök hücrelerinin kemik iliğinden elde edilen kök hücrelere oranla daha etkin olduğunu göstermiştir. 

1988 yılının kasım ayında Fankoni Aplastik Anemi hastalığı bulunan bir çocuğun ilk kez kordon kanındaki kök hücreler ile tedavi edilmesinden bu yana, üç binden fazla hastada kordon kanı nakillerinde çok başarılı sonuçlar alınmıştır. Günümüzde bu yeni yöntem ile; kanser, Parkinson, Alzheimer gibi -şimdilik- 45'i aşkın hastalığın tedavisinde faydalanılmaktadır. Dünya çapındaki yoğun araştırmalar yöntemin kullanım alanlarını hızla geliştirmektedir.